Hayat Vermedi Ki..



Sonda söyleyeceğim şeyi, en başta söylemek istiyorum.. Böylece konuyu fazla uzatmadan, kısaca fikrimi dile getirmiş olurum..

"Küçük şeylerden mutlu olmak... " deyimine katılmıyorum.. Bir şey mutluluk veriyorsa, bunun küçüğü-büyüğü olmaz.. Mutlu eden her şey; büyüktür, güzeldir, değerlidir..


...Lâkin kendi hayatımla ilgili farklı bir durum var.. Başkaları için "Yok artık.. Ee bunun nesine mutlu oldun ki! " tepkilerini aldığım bir çok konuda, ben mutlu olmuşumdur.. Mutluluk verici şeyler özneldir elbet ama benim mutlu olduğum bir çok şeyin insanlar için "basit" şeyler olduğunu çok fark etmişimdir..

Saatlerce yol gidip, gözleri güzel olan bir kadını, sadece onbeş dakika görmek, beni ziyadesiyle mutlu eder.. Başkaları için ise bu durum "salaklık"tır.. Bu minik bir örnek sadece.. Daha o kadar çok buna benzer örnek var ki..

Son zamanlarda sürekli bu durumu düşünmeye başladım.. Beni mutlu eden şey; başkaları için basit, sıradan, normal şeyler.. Haliyle toplumdan farklı bir noktadayım.. Şimdi anlıyorum ki; benim, geniş olduğunu düşündüğüm hâyâllerim, aslında çok dar ve küçük ve basit ve değersiz.. Hayat öyle bir noktaya getirmiş ki beni; başkaları için basit olaylar, beni dünya mutlusu yapıyor..

Hayatın, bir insana attığı kazığın en önemli örneği bu sanırım : Hâyâlleri bile sınırlı bir insanın, basit olaylarda mutlu olabiliyor olması.. Çünkü hayat en fazla bu kadarını verdi bana.. "Senin hakkın bu kadar; haddini bil ve otur yerinde!" diye emir geldi hayattan.. Ben de gelen emir gereği haddimi bilerek oturuyorum oturduğum yerde..

Ben, küçük şeylerden mutlu olan adamım.. Hâyâllerimin eriştiği son nokta; sizin basit gördüğünüz şeylerse, varın benim hayatımın ne durumda olduğuna siz karar verin..



0 Yorum:

Yorum Gönder