Gel de Bu Sakalı Kesme Şimdi..

Ellerini iki yanına koyup, "Sakallarını kes, ben sakallı kimse sevmem" dedi yeğenim.. Daha 3 yaşında.. Kendinden emin cümlelerine, havasına bak ya.. Karizmanın öz evladı, dedikleri bu olsa gerek.. 

Dayısı kılıklı, net cümleler kuruyor, kestirip atıyor.. Öyle etkili ve kesin bir ifade kullandı ki, sakallarımı kesmekten başka çare bırakmadı bana..

Nihayet beni yola getirebilecek ve sözünü dinletebilecek biri hayatıma damgasını vurmaya başladı.. Böyle birinin lafı dinlenmez mi ya hu; emri başım gözüm üstüne..


Can Azerbaycan..

 Can Azerbaycan, Rabb'im seni muzaffer kılsın.. Rabb'im, yâr ve yardımcın olsun.. 




İhtiyaç Listesi ve Jigololuk Mesleği..

# Lacivert tırtıklı erkek omuz çantası.. (Kaliteli bir şey)

# 5 adet baksır.. (Normal kalite)

# 4 adet tişört.. (2 Adet polo yaka, 2 Adet V yaka.. Kaliteli)

# 2 adet deniz kenarı ve ev içinde kullanmak için atlet tipi askılı tişört.. (Normal kalite)

# 2 adet tatilde giyinmek için şort.. (Normal kalite)

# 1 adet deniz şortu.. (Kaliteli)

# 2 adet orijinal deri kemer.. (Kaliteli)

# 5 adet yarım çorap.. (Normal kalite)

İhtiyaç listem budur.. 
Bunların hepsini alacak kişiye teşekkür eder, duacı olurum.. 

Bu listeye bir takım elbise, bir de spor ayakkabı ekleyen olursa o kişilere jigololuk yaparım..



Zevksiz Hayat..

Bana zevk vermiyor hiçbir kadın.. Ne sohbetleri, ne davranışları ne de hayata bakışları.. Bir tek kadın bedeninden zevk alıyorum o da en fazla 5 dakika.. 

Ben kimseye zevk veriyor muyum..? Asla.. Benimle iken zevk alan bir kadın varsa, psikolojik sorunları var demektir.. 


Demem o ki; zevksiz bir hayat işte..




Yine Aynı Hata..

Yıllık izne çıktım ve Fethiye'ye geldim..


Yine yanlış bir hareket.. Tek başıma böyle bir şey yapmamalıydım.. Önceki yalnız tatillerimden ders almalıydım.. Akıllanmıyorum ben, bir türlü akıllanmıyorum..




Kontrolsüz..

 Sabah uyandım, aklımda sevişme hissi..Neredeyse akşam olacak, aklımda aynı his..


Tüm gün aynı hisle dolaşmak, kendini bir türlü kontrol edememek ve herhangi bir konuya odaklanamamak ne kötü bir durum ya.. Gelen-geçen herkese böyle kötü düşüncelerle bakmak ne fena..


Sahiden böyle biri olmak istemiyorum ama sahiden kendimi kontrol edemiyorum.. Ben niye böyle aşağılık bir karaktere sahibim ya, niye..?


Hâyâller..

Kendimle ilgili çok güzel hâyâller kuruyorum; televizyon karşısında uyuklamakla son buluyor hepsi..


Bu Yıl Öğrendiğim Şeyler..

 Cümleye başlarken, "Bu yıl öğrendiğim en önemli şey..." deyip hayatınızdaki değişiklikleri ifade ediyorsunuz ya hani; abi siz nasıl sürekli bir şeyler öğrenebiliyorsunuz..? 

Ben yıllardır hiçbir şey öğrenememişim gibi hissediyorum.. Sanki ilkokul 3.sınıfa kadar öğrendiklerimle bir hayat geçiriyor gibiyim.. Siz ise sürekli hayattan bir şeyler öğreniyor, üstelik bir de bu öğrendiklerinizi özümseyerek daha sonra bizlere ifade edebiliyorsunuz.. Helâl olsun valla.. Darısı benim gibi odun hayatı yaşayan andavalların başına..



Hayata Fazlalık..

 Öyle bir yalnızlık hissi sardı ki içimi, akşam saat onbirde sokağa attım kendimi.. 

Kimse olmaz, herkes evindedir, diye düşündüm ama neredeyse sokaklar doluydu.. İnsanlar eşleriyle, dostlarıyla yürüyüşe çıkmışlardı.. Evin az ilerisindeki park bile insan kalabalığı içindeydi.. Oynayan çocuklar, yeşile kilim serip mangal yapan, semaverde çay demleyen, çekirdek çıtlayan insanlar doldurmuştu her yeri.. 

Yalnızlık hissinden kurtulmak için çıktığım sokakta, kendimi iyice yalnız hissedip, yarım saat geçmeden eve attım cüssemi.. Sonrasında hemen yatağa geçtim.. 

Artık biliyorum; ben bu hayata fazlalığım.. 



Evcilik Oyununun Çocuğuyum Ben..

Küçükken evcilik oynar mıydınız..? Biz oynardık..  Ya "doktorculuk" oynar; hasta iyileştirirdik, ya anne-baba-çocuk olur, evde büyüklerden gördüğümüz şeyleri taklit ederdik.. 

Evcilik oynarken hiç baba olmuş muydum, doğrusu pek hatırlamıyorum ama çocuk olduğumu iyi hatırlıyorum.. Çünkü bir kez çocuk maması diye çamur yedirmişlerdi bana.. 


Küçüklükten gelen bir durum olduğundan olsa gerek, aradan geçen onca yıldan sonra anladım ki, ben hâlâ evcilik oyunundayım ve hâlâ çocuk rolünü oynuyorum.. "Baba" olabilecekmişim gibi davrandım bir ara ama sahiden başaramadım, hiç başarabilecek gibi de durmuyorum..

Siz de beni bu saatten sonra yeniden <Çocuk> olarak görün lütfen.. Gerekirse mama diye çamur yedirin ama her gün iyice üzüldüğüm baba rolünü artık bana vermeyin.. Çünkü sahiden o rolü oynayamıyor, iyice elime yüzüme bulaştırıyorum..