Nişan..

Duydum ki, nişanlanmışsın..


Hayırlı olsun..




Kendi Kendine Konuşana "Deli" Deniyormuş..

"Deli" diyorlar bana.. 


Bazen, en olmadık yer ve zamanda, kendi kendimle konuşuyorum diye, "deli" diyorlar.. Hatta birbirlerine bakıp, beni işaret ederek, çoğu zaman sessizce, bazen de yüksek sesle "deli" diyorlar..


Deli miyim..?


Kim bilir, belki...


Ama biliyor musunuz, parmağıyla beni gösteren, fısıldaşan, yüzünde alaylı bir gülümseme beliren o insanlar, kimseyle içten konuşamıyor, kimseyle bir şey paylaşamıyorlar.. Hep sahte yaşıyor, hep olmadıkları biri gibi davranıyorlar.. Ben, konuşabileceğim, her şeyimi paylaşabileceğim adam gibi bir adam buldum diye, "deli" diyorlar bana..


Kendi kendine konuşana "deli" diyorlarmış.. Ne fena.! İnsanlar, kendileriyle bile konuşamaz olmuşlar demek ki.. Kendileriyle bile sahte ilişki içindeler.. Deliliğin samimiyetine, henüz erişememişler..








Aşk Yalan..

Çok gördük "seviyorum" deyip evlenme teklif edenlerin, ardına bakmadan ve hiç bir şey söyleme gereği duymadan başka insanlara koşarak gittiğini.. Daha düne kadar aşktan bahsederken, ertesi gün bir başkasından bebek beklediğini.. Sana gülümserken, başkasının hayatına eş olarak girdiğini..


Sen daha hangi aşktan bahsediyorsun ey insanoğlu.. ? Geçip karşıma, bana olmayan hayatı anlatma.. Filmleri seyretme, kitapları okuma, masallara inanma.. Yalan söylüyor her biri ardı ardına.. Bulandırmasınlar zihnini, aşk denilen saçmalıkla..


Aşk yalan..
Aşk yalan..
Aşk yalan..
Aşk yalan..
Aşk yalan..










Buzdolabı Pis ve Düzensiz..

Geçen gün Şehr-i İstanbul'a yağmur yağdı ya hani; ev kirlendi, pencereler kirlendi, balkon kirlendi..


Sıcakta pencereleri açıyorum diye, her köşe tozlanmış durumda..


Buzdolabı düzensiz, pis, küflenmiş yiyeceklerle dolu..


Biliyorum; ruhum ne kadar kirli olursa olsun değer vermezsin ama buzdolabının bu görüntüsüne dayanamazsın sen..


Gel..






Hayat Kaldığı Yerde..

Aylarca kalabalık ev..
Hayatımıza yeni bir bireyin girmesi..
Memlekette, babamın hastaneye kaldırılması haberi..
Apar-topar memlekete gidiş..
10 gün hastane bekleyişi..
Babamın taburcu olmasından sonra İstanbul'a dönüş..
O kalabalık evden eser kalmaması..
Yalnızlık..
Yemeksizlik..
Bisküvi ile günü geçiştirme modu..


Hayat kaldığı yerden tüm sıkıntısıyla devam ediyor işte..






9. Yeğene Selam Duruşu..

10 Temmuz 2017 tarihi itibariyle, bana, bir kez daha "dayı" olma mutluluğunu yaşatan Rabb'e sonsuz hamd-ü senâlar olsun.. 

Rabb'im tüm bebeleri her türlü çirkinlikten, kötülükten, hayırsızlıktan, hastalıktan ve dertlerden korusun.. İslam fidanlığında güzel bir fidan, her iki cihanda yüzü ak olanlardan eylesin..

Hoşgeldin Berensu'm..



Sıcaksevmez Adam..

"Havalar bir türlü ısınmadı",
"Yaz gelmedi",
"Haziranda bile donuyoruz" diye vaveyla koparan, benim gibi kışın bile terleyen insanların sıcakta ne hâle geleceğini düşünmeyen tüm insanları, bugün tüm gün Şehr-i İstanbul sokaklarında görmek istiyorum..

"Ter" adı altında vücudumdan sürekli sıvı akışı oluyor.. Bu sıvılar sebebiyle alnıma baraj konulsa, iki yıllık elektrik üretecek durumdayım..

Çok sıcak sebebiyle bunaldığı için güneşe kurşun sıkan Adanalı kardeşim,
sıcaktan İzmir Ödemiş'te tüm elbiselerini çıkarıp caddede üryan dolaşan hemşehrim;
sizi çok iyi anlıyor ve size sonuna kadar hak veriyorum.. Ve hatta bekleyin, aranıza geliyorum..


Ramazan Sonrası..

Bu ramazan öyle bir mucize ay ki ; bu ayda ne verdiysem kat be kat fazlasını aldım : Fitre-zekât verdim, o verdiğimi fazlasıyla geri aldım.. Uykumu verdim, huzur olarak geri aldım.. Zaman verdim, mutluluk aldım..

Hepsi iyi güzel de keşke o kadar uğraşıp verdiğim iki kiloyu, iki gün içinde geri almasaydım..

Tefekkürsüz Din..

Her televizyon kanalında bir hoca.. Güzel güzel anlatıyorlar bize bilmediğimiz onlarca şeyi..

Camiilere gidiyoruz; bilmediğimiz veya yanlış bildiğimiz onlarca şeyi orada da dinliyoruz..

...Bu kadar insan, gerek işi gereği, gerek gönüllü olarak bu kadar çok şey anlatıyorlar da acaba dinliyor muyuz onları..? Anlıyor muyuz..? Hayatımıza uyguluyor muyuz..? Kendi içimize yönelip de tefekkür edebiliyor muyuz..?

Her gün farklı bir camiiye gidip, farklı televizyon kanalından, farklı şeyler dinlesek de, kendi içimize yönelip de tefekkür edemiyor ve kendi içimizde Yaratıcı'dan emare göremiyorsak; yüzeysel yaşamaya devam ederiz dinimizi..

Ne güzel söylemişti Diyanet İşleri Başkanı Mehmet GÖRMEZ Hoca :

"Hocalarımız, Ramazanı rahat bıraksalar da iç dünyamızı dinlesek..."

Yumurta Soyan Kadın Güzeldir..

Kadın dediğin, kahvaltıda, erkeğinin yumurtasını soyacak..

Bu kadar net.. !