Hayatın Pişmanlığı..


     Özgüveni eksik olan insanların belirli bir özelliği vardır.. Hemen hepsi bir işe başlamadan önce kararsızdırlar.. Neyi, ne şekilde yapacaklarına tam olarak karar vermeden eyleme geçerler.. Sonuçta yaptıkları işlerin veya aldıkları kararların birçoğundan pişman olurlar..



     Ben, memleketimi bırakarak Şehr-i İstanbul'a 15 sene evvel geldim.. Daha doğrusu bu memlekete şartlar beni zorla getirdi.. Memleketimde mutlu idim ve Şehr-i İstanbul'a gelmem kesinleşince günlerce yas tutmuş, saatlerce gözyaşı dökmüştüm.. Memleketimden ayrılmak; çocukluğumdan kopmak, güzel günlere veda etmek demekti benim için.. Hiç ama hiç istemedim Şehr-i İstanbul'a ayak basmayı..



     Liseyi okurken, ailem İstanbul'a taşındı.. Yeni bir hayata başlamanın zor olacağını düşündüğümden ve engelli olmanın da çekinceleri sebebiyle alıştığım ortamdan kopmak istemedim.. Ailemin ısrarlarına rağmen memleketimde kalmaya karar verdim.. Tam iki sene amcamlarda yaşadım.. Ve yalan yok, hayatımın çok güzel günlerini o iki seneye sığdırdım..



     Memleketimde, ailemden uzakta yaşarken mutluydum.. Çocukluğumdan beri tanıdığım insanların arasında rahatça yaşıyor ve kendimi sıkıntıya sokmuyordum.. İstanbul'a taşınmayı hiç düşünmüyordum.. İstanbul'a taşınmak demek, herşeye yeniden başlamak, yeni insanlarla tanışmak, yeni bir hayat kurmak demekti ve ben müteşebbis bir ruha sahip olmadığımdan dolayı yeni bir hayata başlayamayacağımı düşünüyordum.. Ailemin tüm ısrarlarına rağmen memleketimde yaşamamın sebebi de yeni bir hayata başlamaya olan korkumdu..



     Memleketimde, doğduğum yerde, doğduğum günden beri tanıdığım insanların arasında yaşamaktan mutluydum.. Lise hayatım bittiği zaman, ailemin ısrarları ve başka çaremin kalmaması sebebiyle Şehr-i İstanbul'a gözü yaşlı bir şekilde ayak bastım.. Korktuğum şey başıma gelmişti.. Dışarı çıkamıyor, kimseyle tanışamıyordum.. Sürekli evin içerisindeydim ve zamanla psikolojim bozulmuştu.. Aile bireyleriyle gerginlikler yaşıyor ve bu gerginlikler ve restleşmeler bazen şiddetli ve fiziksel kavgaya dönüşüyordu..



     İnsanoğlu herşeye alışırmış.. Memlekette iken sabahın en erken saatinde evden çıkıp, gece vakti eve gelen ben; Şehr-i İstanbul'da yalnızlığa alıştım.. 120 metrekarelik bir evde bir hayat sürmeyi öğrendim.. Lisede iken "Şiir gibi konuşuyorsun" diye övgüler alırken, Şehr-i İstanbul'da konuşamamaya başladım.. Kendimi rahat ifade edemiyor, içimden sadece kendimle konuşuyordum..



     Şehr-i İstanbul'a taşınmamın 15. senesindeyim.. Hâlâ yalnızım, hâlâ en çok kendimle konuşuyorum.. İş harici zamanımın çoğunu evde geçiriyorum.. Basit bir üniversite bitirdim, sıradan bir işe girdim ama hâlâ hayatın tadını alabilmiş değilim..



     Ben, yalnızlığın ne olduğunu İstanbul'da öğrendim.. Ve yalnız ve uykusuz ve çaresiz gecelerde anladım ki; herşeyi göze almalı, cesaret etmeli ve liseyi İstanbul'da okumalıymışım.. Artık kesin olarak eminim ki, liseyi Şehr-i İstanbul'da okusa idim, şuan çok farklı bir ruh halinde ve farklı bir karakterde olacaktım.. En azından yalnızlığın vermiş olduğu sıkıntı sebebiyle Keloğlan ile Cankız filmini izlerken ağlamayacaktım..

4 Yorum:

şu sıralar yazdığın yazılara bir göz atmanı istiyorum.!
hepimizin içinde karamsarıklar,yalnızlıklar,sıkıntılar var ama sen bu ara fazla karamsar cümleler kurmaya başladın.böyle devam ederse senin 43 numaralı terliğine karşın benim takoz gibi ayakkabılarımla saldıracağım sana.

 

Kelimelerle Dans ;
Dur orda durrr..! Sakin..
Sayın bayan, benim yazılarımı hicvedebilirsiniz --ki bu benim hoşuma gider-- lakin duygularımı, hislerimi hicvedemezsiniz.. Karamsarsam, öyle yazarım.. Neşeliysem, öyle yazarım.. Sapıksam, öyle yazarım.. Ben, kalbimde olanları yazmazsam, yazmanın anlamı yok.. Beni, yazının teknik boyutuyla hicvet ama niye karamsar yazıyorsun diye kızma.. Aldırma terliği elime..

 

tamam geri adım atıyorum.korktum.bırak terliği elinden...ama hayatın onca sıkıntısı onca bunalmışlığı içinde,sayfana geldiğimde seni enerjik cümleler kurarken görmek,umutlu,mutlu görmeyi istemek suç mu? sırf bencilliğimden istiyorum bunu.kendimi iyi hissetmek,hayata dair umut bulmak için. sonunda beni de bencil bir kız yaptın ya varol sen:)

 

Kelimelerle Dans ;
Sanki zaten bencil değildin de.. Benim adım çıkmış, bencil olan sensin asıl..
Hıhh..

 

Yorum Gönder